..............................CAN POLİKLİNİKLERİ......................... | Şirket Tanıtımı | Şubelerimiz | Vizyon/Misyon | Resimler | Resmi Hasta | Sünnet | Diş | Aşılar ve Çocuk |Sağlık Haberleri | Sağlığınız için | Sınav Stresi | Soru-Cevap | KENE(Kırım-Kongo Ateşi) | Hıdırellez | Kutlamalar | Tatil | BASVURU | İletişim ve Ulaşım | Yönetim

Sağlık Haberleri

hayvan_resimleri_-_0019_1_.jpg

KUŞ GRİBİ
(Avian İnfluenza, Tavuk vebası)

1. Kuş Gribi Nedir?
Tavuk vebası olarak da bilinen hastalık, kuş gribi virüslerinin sebep olduğu kanatlı hayvanların çok bulaşıcı ve öldürücü seyreden bir hastalığıdır.
2. Hastalık Hangi Hayvanlarda Görülür?
Kuş gribi, evcil kanatlı hayvanları daha çok etkilemekle beraber, bütün kanatlı hayvanlarda ve domuzlarda da görülebilir. Bunların yanı sıra, hastalık insanlara, atlara, balina ve fok balığı gibi deniz memelilerine de bulaşabilir.
3. Hastalık Hayvanlar Arasında Nasıl Bulaşır?
Göçmen su kuşları (yaban ördeği, yaban kazı vb.) hastalık etkenini taşımakla birlikte, kendileri hastalığa yakalanmazlar. Bu enfekte kuşların salya, burun akıntısı ve dışkılarıyla doğrudan veya bu salgılarla kirletilen yüzeylere temas eden evcil kanatlı hayvanlar hastalığa yakalanabilir. Hastalık hayvanlar arasında hızla yayılır ve bütün sürünün ölümüyle sonuçlanabilir. Kuş gribinin kanatlı hayvanlardaki kuluçka süresi birkaç saat ile 2-3 gün arasında değişmektedir.
4. Hastalık İnsanlara Bulaşır Mı?
Etkenin normalde insanlar için hastalık yapıcı özelliği yoktur. Ancak, yapısındaki mutasyonla oluşan bir takım değişikliklerle birlikte insanlarda da hastalık yapabilme özelliği kazanmaktadır. Hastalığın, insandan insana bulaştığına dair henüz önemli bir bilgi söz konusu değildir.
Ancak, hastalık hasta veya hastalıktan ölmüş hayvanlara temas edilmesi, bu hayvanların göz yaşı, burun akıntısı, boğaz akıntısı veya dışkılarıyla temas edilmesi ya da bu hayvanlara ait çıkartılarla kirlenmiş yüzeylere temas edilmesiyle insana bulaşır. Ayrıca, hastalık etkeninin karıştığı havanın solunmasıyla da bulaşma olmaktadır.
5. Hastalığın İnsanlardaki Belirtileri Nelerdir?
İnsanlarda ateş, boğaz ağrısı,kas ve eklem ağrıları, kuru öksürük, solunum güçlüğü gibi klasik grip belirtilerinin yanı sıra, farklı olarak ishalin de görülebileceği ifade edilmektedir. Kuş gribinin insanlardaki kuluçka süresi 2-4 gündür.
6. Hastalıkta Risk Grupları Kimlerdir?
Kanatlı hayvanlar arasında salgınlara sebep olan mevcut kuş gribi tipinin, sadece kanatlı hayvan yetiştiren ve bu hayvanlarla sıkı teması olan insanlara bulaşması söz konusu olabilmekte, bu alanlarla ilgisi olmayan diğer insanlar için bir riskten bahsedilmemektedir.
7. Hastalık Kanatlı Hayvan Ürünlerinin Tüketilmesiyle Bulaşır Mı?
Kanatlı hayvan etlerinin pişirilerek tüketilmesi halinde, insanlarda hastalık oluşması mümkün değildir. Ayrıca, veteriner hekim kontrolünden geçmiş piyasadaki ürünler için herhangi bir riskin de bulunmadığı bilinmelidir. Bunun yanı sıra, yine yumurtaların da pişirildikten sonra yenmesi herhangi bir problem oluşturmamaktadır. Aslında, bu ürünlerin çiğ veya az pişmiş olarak yenmesiyle başka hastalıklar da bulaşabileceğinden, hayvanlara ait

bütün ürünlerin iyice pişirildikten sonra yenmesi ve kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemesi de önemli bir ilmî gerçektir.
Esasen kuş gribi etkeni virüs dış ortamlara dayanıklı değildir. Virüsün 56 °C de 3 saatte veya 60 °C;de 30 dakikada öldüğü, formalin ve iyot bileşiklerine de duyarlı olduğu; bunlara ilâveten virüsün, kontamine gübrede düşük ısılarda en az 3 ay canlı kaldığı, suda 22 °C de 4 gün, 0 °C.de ise 30 gün canlılığını sürdürebildiği bilinmektedir.
8. Hastalığın Aşısı Var Mıdır?
Bir salgın oluşturması yönünde tahminlerin bulunduğu H5N1 isimli kuş gribi virüsüne karşı şu an için etkin bir aşı bulunmamaktadır. Virüsün, mutasyon geçirme yeteneğinin olması aşı hazırlanmasındaki tek engeldir. Ancak, muhtemel bir salgın söz konusu olursa, salgını yapan etkene karşı hızla aşı geliştirme çalışmaları yapılabilecektir. Bununla birlikte, bu konuda değişik araştırmalar ve çalışmalar da söz konusudur.
9. Hastalığın Tedavisi Var Mıdır?
Hastalıktan korunmak ve/veya tedavi amacıyla antiviral ilâçlar kullanılmaktadır. Antiviral ilâçlar, kuş gribi hastalığına yakalanmış hayvanlara veya bu hastalıktan ölen hayvanlara teması olan kişilerden, yukarıda 5. maddede verilen belirtileri olan kişilere günde 2 defa 75 miligram miktarında 5 gün süreyle verilir.
10. Hastalıktan Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır?
Kanatlı hayvan yetiştirilen kümeslerde çalışanlar eldiven, maske, gözlük takarak ve koruyucu elbise giyerek çalışmalıdır.
Başta kanatlı yetiştiriciliğinde çalışanlar olmak üzere, herkes ferdî hijyen kurallarına uymalı, eller sık sık bol su ve sabunla iyice yıkanmalıdır.
Kanatlı hayvan ürünleri pişirildikten sonra tüketilmelidir.
Hasta veya hastalıktan şüpheli veyahut da ölmüş hayvanlarla temastan kaçınılmalıdır.
Kuş gribinden ölen veya kuş gribi şüphesiyle itlaf edilen hayvanların gerek itlafı sırasında gerekse bunların bertaraf edilmeleri esnasında gerekli koruyucu önlemler (maske, eldiven, elbise, gözlük) alınmalıdır.
Kanatlı hayvanlara ait salyaya, burun akıntısına, boğaz akıntısına, dışkıya veya bunlarla kirlenen yüzeylere temastan kaçınılmalıdır.
Ölen kanatlı hayvanlar yakılarak veya derince açılan çukurlara üzerlerine sönmemiş kireç dökülmek suretiyle bertaraf edilmelidir.
Hastalığın görüldüğü bölgelere seyahat edilmesi halinde, kanatlı hayvan çiftliklerinden ve pazarlarından uzak durulmalıdır.
Seyahat dönüşünde kişi kendisini 10 gün süreyle hastalık yönünden izlemeli, herhangi bir grip belirtisinin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Gribin sizi yenmesine izin vermeyin...

Sonbaharla birlikte Grip'te geldi.Gelin Kliniğimize aşınızı olun ve ailece bu sene rahat bir kış geçirin.

Grip özellikle astım, diyabet, kronik akciğer, böbrek ve kalp rahatsızlığı olan hastalar ile 65 yaşın üzerindekiler için ölümcül olabilir. Ancak antiviral ilaçların ilk 48 saat içinde kullanımı ile gribi tedavi etmek, gripten korunmak, şikayetleri azaltmak ve hastalık süresini kısaltmak mümkün olmaktadır.
Geçen sene ülkemizde dolaşımda olan influenza virüsü,nün Fujian alt tipiydi.Bir grip virüsünü izole edip tiplendirmesini de yaptıktan sonra aldığımız sonuç üzerinden gribin kuş gribi olup olmadığını anlayabiliyoruz. Bu tespit ile birlikte önlemler almamız mümkün oluyor. Kuş gribi, çok kısıtlı olarak Uzakdoğu;da görülüyor.
Üst solunum yollarında nezle, grip, soğuk algınlığı haline yol açan iki yüz elli kadar etken var. Bu iki yüz elli etkenin arasında üç tane grip virüsü önemlidir ve bunlar gribe neden olurlar. Bu ayırımı yapmak çok önemlidir. Yüksek ateşle seyreden ve ani başlayan tabloların grip olma olasılığı;in üzerindedir. Ani başlangıç ile şunu kastediyorum; İş yerinizden evinize dönersiniz aniden bir kırıklık ve ateş başlar. Bu ani başlangıç grip için çok karakteristiktir.

Buna ek olarak, hiç tanımadığımız yeni bir virüs tipi 10-30 yıllık periyotlarla ortaya çıkar ve insanların savunma sistemi tamamen çaresiz kalır, maalesef o dönem geldi. Bu, deprem gibi bir şey aslında. İstanbul depreminin de ne zaman olacağı bilinmiyor Ama süregelen bir beklenti var. Kuş gribinin zamanının geldiğini biliyoruz. Pandemi dediğimiz büyük ölümcül salgınların ara dönemlerinde daha küçük salgınlar, epidemiler olur. Epidemiler sırasında ortaya çıkan virüs tipleri farklı memeli türlerinde bir araya gelen virüslerdir. Ama bir kısmı da insandan geldiği için bu virüs insana da yabancı değildir. İnsandan insana bulaşır ve her sezon gördüğümüz normal ve fazla ölümcül olmayan salgınlara yol açabilir. Bu sıradan virüs dahi; astım, diyabet, kronik akciğer, böbrek, ve kalp rahatsızlığı olanlar ve 65 yaş üstündekiler için ölümcül olabilir.

Kuş gribi nasıl bir tehdit oluşturuyor?
Kuş gribi insana bulaştığı zaman çok ölümcül olabilir. Doğanın dengesi sonucu kuşdan insana geçen virüs, insandan insana bulaşmıyor. Virüs insandan insana bulaşma özelliği kazandığı zaman hızla yayılarak çok sayıda insanı savunmasız yakalıyor ve tehlike o zaman başlıyor. Şu anda Türkiye için kuş gribi konusunda böyle bir durum yok. İstanbul Tıp Fakültesi ve Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü;nde tiplendirme çalışmalarının yapılabiliyor olması bu nedenle çok önemli; eğer kuş gribi Türkiye;ye girerse, bunu saptamamız ve adını koymamız mümkün.

Mevcut grip aşıları yeni tiplerde etkisiz olacağı için kuş gribine karşı önlem alamıyoruz. Kuş gribi gibi yeni bir tip ortaya çıktığı zaman bilinen ve dolaşımda olan virüslerden hazırlanan aşı tamamen etkisiz kalacak ve bir işe yaramayacak. O zaman da Antiviraller dediğimiz yeni bazı ilaçlar devreye girecektir. Nitekim bazı batı ülkeleri böyle bir salgın çıkarsa sistemlerinin aksamaması için orduları, güvenlik kuvvetleri ve sağlık personeli için antiviralleri stoklarına almaya başladılar.

Risk gruplarında gripten ölüm oranı nedir?
Ülkemizde kaç insanın gripten öldüğünü söyleyebilmek çok zor. Çünkü bir kalp hastası gribe yakalandığı zaman metabolizmasındaki değişim ölüme yol açıyor ve ölüm kayıtlarına o kişinin gripten değil kalp krizinden öldüğü yazılıyor. Bu nedenle gribin ölüm oranı konusunda net bir rakam vermemiz mümkün değil. Ancak; örneğin Fransa’da, ölüm oranları eğrilerini içeren aylık grafikler hazırlanıyor. Ölüm oranlarının içinde intihardan trafik kazasına kadar bütün etkenlere yer veriliyor. Grafiklerdeki ölüm oranlarında, grip mevsimi diyebileceğimiz Ekim-Ocak döneminde bir artış görülüyor ve sonra tekrar düşüyor. Grip izolasyon eğrileri ile ölüm oranları eğrileri birbirine çok paralel yükselip düşüyor. O zaman deniliyor ki adı kayıtlara geçmese de, grip önemli bir ölüm nedenidir.

Ülkemizde grip konusundaki bilinç düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Grip bizde sağlık kurumlarına başvurulan bir hastalık değil. İnsanlar çevresindeki kişilerden ya da eczaneden ilaçlar alıyor. Alınan bu ilaçlar da genellikle semptomları hafifletici ilaçlar oluyor. Son iki-üç yıldan beri hem ülkemizde hem de batı ülkelerinde gribe karşı antiviral ilaçlar kullanılmaya başlandı. Antiviraller, grip hastalığında kullanılan ve direkt olarak grip virüsüne etki eden ilaçlar. Bu ilaçların ilk 48 saat içerisinde alınması gerekiyor. Böylelikle belirtileri %50 oranında azaltırken hastalık süresini de kısaltıyorlar.

Virüs, Eylül-Ekim aylarında okulların açılmasıyla beraber çocuklarda yayılmaya başlıyor. Çocuklar virüsü önce kendi aralarında bulaştırıyorlar. İkinci bir yükselme dalgası çocukların virüsü evlerine taşıyıp ebeveynlerine ve evdeki yaşlı insanlara bulaştırmaları ile meydana geliyor. Bu nedenle evde astım hastası ya da yaşlı bir kişi varsa, bu ilaçların onlara da verilmesi çok önemli, çünkü artık risk grubundakileri de koruma olanakları bulunuyor. Koruyucu anlayış, risk grubu dışındakiler için de önem taşıyor. Örneğin bir işadamı, bir sanatçı veya bir sporcu için de profesyonel yaşantısının kesintiye uğramaması için antiviral kullanımı önem taşıyor. Üniversite sınavına girecek bir ögrenci düşünün, yıllarca hazırlanmış ve son bir hafta içinde ailesinden birisi gribe yakalandı. Sınav günü 39 derece ateş nedeniyle bütün çalışmaları boşa çıkabilir. Sonuç olarak bu ilaçları kullanarak gripten korunmak, şikayetleri yarı yarıya azaltmak ve hastalık süresini kısaltmak artık mümkün.

Grip virüsü ne kadar hızla bulaşabiliyor?
Grip virüsünün bulaşıcılığı fiziksel ve kimyasal özelliklerinden kaynaklanıyor. AIDS virüsü insan vücudu dışında 20 dakika sonra canlılığını yitiriyor. Grip virüsü ise 72 saat canlılığını koruyor. Gribin bulaşması için gripli bir kişinin yüzünüze doğru öksürmesi, hapşırması da gerekmiyor. Bulaşılıcılıktan korunmak da çok zor. Hapşırırken ağzınızı kapattınız ve sonra da virüs bulaşan elinizle asansör düğmesine dokundunuz, sizden sonra o düğmeye dokunanlar virüs bulaşan ellerini gözlerine, burunlarına sürdüklerinde onlara da bulaşıyor. Virüsün canlılığını dış ortamda uzun süre koruyabilmesi, fiziksel açıdan dirençli bir virüs olması yayılımını çok artırıyor.


--------------------------------------------------------------------------------

GRİBİN TEDAVİSİ MÜMKÜN!
Grip oldukça bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalik olmasına rağmen, iyi tanınmamakta ve hastalar bilgi eksikliği nedeniyle yanlış tedavilere başvurmaktadır. Grip yaygın kanının aksine antibiyotikler ile tedavi edilemeyen, grip virüsünün neden olduğu ciddi bir viral hastalıktır. Gripten korunabilmek ve grip ile en doğru biçimde mücadele edebilmek için gribi tanımak ve soğuk algınlığından ayırt edebilmek büyük önem taşır.
Grip ve tedavisi ile ilgili detaylı bilgiye

isaret09.gif

Sigara dumanı da sağlığı bozuyor...

Sigara içen kişiler, kendileri kadar çevrelerindeki insanlara da zarar veriyor.
Pasif içici olarak tabir edilen, başkalarının sigara dumanına maruz kalan kişiler de tehdit altında. Sigara içmeyenlerde ortaya çıkan tüm akciğer kanserlerinin yüzde 20 ile 30’u, çevresel sigara dumanından kaynaklanıyor.
Sigara tüm dünyada insan sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.Gelişmekte olan ülkelerde sigara kullanımının gittikçe yaygınlaşmaktadır. sigara 2030 yılında yılda yaklaşık 10 milyon kişinin ölümüne yol açmasının beklendiğini bilinmektedir.Kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH) bağlı ölümlerin yüzde 75 ile 90’ı, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin yüzde 25 ile 30’u, tüm kanserlere bağlı ölümlerin de yüzde 30’nun sigara ile ilişkisi olduğu saptandı.Erişkinlerde gözlenen her 10 ölümden birinin sigaraya bağlı bir hastalıktan kaynaklandığı, sigaranın başta solunum sistemi olmak üzere tüm organ ve sistemler üzerine zararlı etkisinin yanı sıra birçok kanser türü ile yakından ilişkisinin olduğu belirlendi.
Sigara kullanımının keyfi bir olay olduğu, ancak sigara içen kişilerin kendileri kadar çevrelerindeki insanlara da zarar verdikleri, pasif içici olarak tabir edilen, başkalarının sigara dumanına maruz kalan kişilerin de tehdit altında olduğu bilinmektedir. Bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmıştır, sigara içmeyenlerde ortaya çıkan tüm akciğer kanserlerinin yüzde 20 ile 30’unun çevresel sigara dumanından kaynaklandığına dikkat çekiyoruz.
Ev ortamında sigara içilmesinin eş ve çocuklar üzerinde de son derece olumsuz etkileri vardır ve sigara içen insanlar bilinçli ya da bilinçsizce sevdiklerine de zarar veriyorlar. Örneğin yapılan bir araştırmaya göre eşi sigara içip kendisi içmeyen kadınlarda kanser riski yüzde 25-55 arasındadır”.

İÇMEDİĞİ HALDE RİSK
Sigara içen kişinin sigaranın zararlarından ne kadar etkileniyorsa, sigaranın dumanına maruz kalan kişinin de o ölçüde etkilendiği bilinmektedir.“Eşi sigara içen kadın da aynı derecede sigaradan etkilenmiş oluyor. Kadının çalıştığı ortamda da sigara içiliyorsa durum daha da düşündürücü. Sigara dumanına maruz kalan ya da sigara kullanan kadınlarda erkeklerden farklı olarak yumurtalık ve rahim kanseri de ortaya çıkabilir. Ayrıca kendi içmediği halde bulunduğu ortamda sigaraiçilen hanımlar kalp rahatsızlıkları, cilt problemleri ve erken yaşlanma problemleriyle de karşılaşabilirler.”
Pasif içiciliği önlemek için insanların toplu olarak bulunduğu yerlerde sigara kullanımına ağır yaptırımlarla yasaklamak, var olan cezaları ise uygulamak gerekir ki, sigarasız bir hayat için en önemli faktörün ise eğitim olduğunu vurguladı.

oksuruk_b_1_.gif

ÖKSÜRÜK başka hastalıkların belirtisi olabilir.

Çocuklukta en sık rastlanan hastalık belirtisi öksürük, aslında boğaz ve göğüsteki solunum yollarını temizlemeye yarayan bir reflekstir.
Çoğunlukla basit bir üşütme belirtisi olan öksürük bazen doktora gitmeyi gerektirecek kadar ısrarlı ve ürkütücü olabilir.
Burundan akmak yerine boğaz gerisine doğru akan sümüksü salgı boğazı tahriş ederek öksürüğü başlatır. Amerikan Hastanesi’nin internet sitesinde verilen bilgilere göre; öksürük değişik hastalıklarda değişik özellikler gösterebilir. Nezleyle birlekte olan öksürük ıslak veya kuru özellik gösterebilir ve bir hafta kadar sürebilir. Öksürük nezlede genellikle en son kaybolan belirtidir. Ateş, burun akıntısı ve öksürük genellikle gribal bir enfeksiyon bulgusu olsada, 39 dereceyi aşan ateş ve sıkıntılı solunum zatürree gibi daha ciddi solunum yolu hastalığını da akla getirir.

Öksürük öğme refleksini uyararak kusmaya neden olabilir
Kusma devam etmedikçe bu korkulacak bir durum değildir. Özellikle yuvaya giden çocuklarda peş peşe gelen soğuk algınlığı, öksürüğün haftalarca sürmesine yol açabilir. Çocuğunuzun öksürüğü 1 ayı geçiyorsa astım, alerji, sinüzit gibi solunum yollarının aşırı duyarlılığından kaynaklanan durumlar akla gelmeli ve doktora danışılmalıdır.

Öksürük başka hastalıkların da belirtisi olabilir
Örneğin havlama tarzında öksürük krupta, iç çeker gibi öksürük boğmacada, göğüste ötmeyle birlikte öksürük astımda görülür.

6 aydan küçük bebeklerde öksürük bebeği yorabilir
Özellikle sonbahar-kış mevsiminde yaygınlaşan RSV (Respiratory syncythial virüs) daha büyük çocuklarda nezleye neden olurken, bebekler alt solunum yollarını ve akciğerlerin etkileyerek ciddi solunum zorluğuna yol açabilir.

Öksürük şuruplarını kontrolsüz kullanmayın
Genelde virüslerin yol açtığı nezle gibi enfeksiyonlarda antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. İçinde birkaç farklı etkin madde içeren öksürük şuruplarının kontrolsüzce kullanılması yanlıştır. Bazen öksürük refleksinin bu ilaçlarla baskılanması, solunum yollarının doğal temizlenme mekanizmasını engelleyerek durumu kötüleştirebilir. Bakterilerin neden olduğu zatürree gibi hastalıklarda antibiyotikler doktor denetiminde kullanılabilir. Zatürree, boğmaca, RSV gibi hastalıklar hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ciddi seyredebilir.

EVDEKİ ÖKSÜRÜK NEDENLERİ
Uzmanlar, sadece hastalıkların değil ev içi ortamının da insanlarda öksürüğe yol açabildiğini açıkladı. Bazı basit önlemlerle öksürüğü kontrol altına almak mümkün olabiliyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:
Bol sıvı alın: Akciğerler ve solunum yollarındaki salgılar ne kadar yapışkansa atılmaları o kadar güçleşir. Bol sıvı alındığında bu sıvıların yapışkanlığı azalır ve kolay atılır.
Nemli hava soluyun: Duş alınması veya odadaki havanın nemlendirilmesi mukus salgılarını yumuşatır.
Boğazınızı yumuşatın: Öksürük pastilleri ya da ballı çay veya bitki çayları boğazda kuruluk, gıcık ve öksürüğü önler.
Öksürmemeyi deneyin: Kuru öksürük solunum yollarının tahrişini arttırır. Mümkün olduğunca az ve hafif öksürmeyi deneyin. Yudumlanarak sıvı içilmesi, öksürüğü azaltır.
Gerektiğinde öksürük kesici ilaçları kullanın: Öksürük ilaçları ya balgamın kolay atılması ya da kuru öksürüğün kesilmesine yönelik olup çeşitli tipleri vardır.

Ev içi ortam da öksürüğe yol açabilir; eğer evden çıktıktan birkaç saat sonra belirtiler hafifliyor ve yeniden eve dönüldüğünde başlıyorsa evin içindeki havada tahriş edici maddeler bulunduğundan kuşkulanmak gerekir. Ev içindeki havanın kalitesini değerlendirmek için şunlar yapılmalı:
Evde yakıtlardan çıkan gazlar: Doğalgaz, gaz yağı, odun, kömür, tüp gaz gibi evlerde bulunan yakıtların kullanımı sonucunda yeterli havalandırma sağlanmadığında havayı kirleten gazlar oluşur.
Sigara dumanı: Sigara, pipo ve puronun dumanı akciğerlere zarar verebilir.
Evdeki kimyasal maddeler: Klorlu çamaşır suları, amonyak gibi uçucu maddeler içeren temizlik solüsyonlarından, çözücü solüsyonlardan ve boya kutularından zehirli gazlar çıkabilir.
Toz ve nem: Toz böcekleri (ev tozunda bulunan mikroskobik canlılar) teknik anlamda kirletici değildir ama bunlar nem ile birlikte şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olabilirler.
Dekorasyon: Yeni döşenen halılar ve yeni boyanan duvarlardan tahriş edici gazlar çıkabilir.
Dr.Atila ILIMAN

yemek31.gif

DOĞRU BESLENME


Doğru beslenmenin temel şartlarından biri besinlerin, besleyici değerleri bakımından nasıl gruplandırılacağını ve en uygun beslenme planının nasıl oluşturulacağını bilmek...
Yiyeceklerimizi besleyici değerleri bakımından 5 ana grupta toplarız. Birbirlerinin alternatifi olan besinleri içeren bu gruplar aşağıdaki şekilde sıralanıyor.

ET GRUBU
Et, tavuk, balık, yumurta, nohut, kurufasulye, mercimek ve bu besinlerden yapılan yiyeceklerle; protein, B vitamini ve demir ihtiyacımızı karşılarız. Türk mutfağında önemli bir yeri olan etli kuru fasulyeyi, etsiz olarak pişirdiğimizde, hem gerekli olan protein ihtiyacımızı karşılamış oluruz hem de daha az kalori alırız.

SÜT GRUBU
Peynir, yoğurt, süt, çökelek ve sütlü tatlılar vücudumuzun kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında büyük rol oynar. Her yaş grubu için oldukça önemli olan bu besinlerden günde en az 2-3 kibrit kutusu kadar peynir veya çökelek, ya da 2 su bardağı süt veya yoğurt tüketmek gerekir.

SEBZE VE MEYVE GRUBU
Vücudumuzun C vitamini gereksinimini ağırlıklı olarak sebze ve meyvelerden karşılarız. Her gün en az iki porsiyon sebze yemeği, en az iki porsiyon elma, armut, portakal, kayısı gibi meyveler tüketilmelidir. Özellikle diyet yapanlar veya formunu korumak isteyenler için meyve grubu oldukça önemlidir.

TAHIL GRUBU
Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, yufka, kek, bisküvi ve irmikten yapılan tüm tatlılar hem B gurubu vitamin ihtiyacımızı, hem de günlük enerji gereksinimimizin büyük bir kısmını karşılar. Bu gruptan yiyecek seçimi yaparken kalorisi azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.

YAĞ VE ŞEKER GRUBU
Yağ, şeker, salça ve baharatı ise yemeklerimize lezzet vermek için kullanırız. Şeker vücudumuza enerji sağlamakla birlikte fazlaca tüketildiğinde kişinin dengesiz beslenmesine ve aşırı kilo almasına neden olur. Bu yüzden şeker ilavesiz veya yağ ve şeker oranı düşük light ürünleri tercih etmelisiniz.

spor16.gif

Sağlığınızla ilgili yeni bilgilerle sizlerleyiz........



Gelişen toplumlar için önce sağlık,Önce CAN diyoruz

Bizi izlemeye devam edin........

saglik06.gif

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın